|
Türkiye: Kırşehir'den başlayan Kurban seferberliği |
|
|
|
|
Yazar Mustafa Altun
|
Yurt dışındaki kurban çalışmaları Türkiye’dekini gölgede bırakacak kadar görkemli olsa da, bu yıl Türkiye çapında gerçekleşen dağıtımlar da zihinlerimizde tatlı hatıralar bıraktı.
2006 Kurban organizasyonunun Türkiye ayağı bu sene Kırşehir’de yapılan toplu kesimle başladı. Kesilen kurban etleri depremzedelere ve ülkenin diğer kesimlerine göre daha fakir olan doğu illerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldı. Kırşehir’de poşetlenen kurban etleri 2.200 aileye ulaştırılmak üzere ayrı tırlara yüklenip, doğu ve batı olmak üzere iki farklı istikamete doğru yola çıktı.
Doğu yönünde dağıtımın yapıldığı iller sırasıyla Şanlıurfa, Adıyaman, Bitlis, Diyarbakır, Erzurum, Bingöl, Van ve Hakkâri oldu. Uzun dönemli gerginliğe, ekonomik ihmale ve göçlere sahne olan doğu illerinin her birinde kurban etleri, mazlumların sofralarında neşe kaynağı oldu.
Küçücük bir evde 15 kişi yaşamaya çalışan Vanlı aile, babalarını beş yıl önce kaybeden Adıyamanlı yetimler, yıllardır kendisine yapılan yardımlarla ayakta durmaya çalışan Diyarbakırlı dul anne, soğuktan kızarmış burnu ve yaşlı gözleri ile bizlere el sallamayı ihmal etmeyen Hakkârili dede ve daha niceleri bu bayramdan zihinlerimizde kalanlar oldu.
Allah’a şükür Türkiye’de kıtlık ya da açlık gibi bir tehlike yok ama fakirlik en önemli sorun. Binlerce aile yoksulluğun, işsizliğin ve ihmal edilmişliğin acısını çekiyor. Kısacası Doğu, geçen yıl kurbanda ziyaret ettiğimiz Doğu’dan çok farklı değil.
Diğer ekibimizin yönü ise Batı bölgelerindeki mağduriyetlerin yaşandığı iller oldu. 1999 yılındaki depremin yaralarını halen sarmaya çalışan onlarca yetim ve dulun yaşadığı Adapazarı, Yalova ve Düzce’de bu yıl yedinci yılına giren çalışmalarımız alışmaya başladığımız manzaralara sahne oldu. Tüm varlığını depremde yitiren ve gidecek yeri olmadığı için halen derme çatma evlerde, akrabalarının yanında yaşamaya çalışan yüzlerce dul anne ve onların yetim evlatları, bayramda hatırlanmanın sevincini yaşadılar.
Yıkılmış evlerinin yerinde duran boşluğa, tüm ailesini yitirmeden önce onlarla gezdiği kıyı şeridine baktıkça küllenmiş acılar yeniden ortaya çıkıyor. Gözlerinde hep yitirdiklerini ararken, her kurbanda onları yalnız bırakmayan İHH ekiplerini görmek hepsini mutlu ediyor. Çünkü o en acılı günde, bir yudum suya dahi ihtiyaç duydukları o anda, her sokak başında gördükleri İHH yelekli görevlileri unutmamışlardı. O zaman birçok kuruluş vardı. Ama o yelekli insanlar yedi yıldır hep onlarla beraber olmaya devam ediyor.
|