Anne ve babalarımız yaşında olan ancak kendi evlatları tarafından adeta terkedilmiş insanlarımızla kucaklaştık ve ellerini öptük. Kendilerine şeker ve çiçekler takdim ettik. Oturduk, sohbet ettik, dertleştik ve kucaklaştık. |
|
Devamını oku...
|
|
|
1948’den beri vatandaş kabul edilmeyen ve her türlü haklarından mahrum insanların aç yüzleri karşısında irkildik. Bir balonun önemini, çocukların yüzlerinden ve paylaşmadaki dirençlerinden anlamak zor olmuyordu. |
|
Devamını oku...
|
|
Hangi yörede olursak olalım, çocuklar hep aynıdır. Tıpkı oradaki çocuklar gibi. Kameranın ayaklığını çıkartıp çekim hazırlıklarına başladığımda bütün çocuklar başıma toplandı. Bir yandan da kamerayı kurcalıyorlardı. Daha sonra balonlar dağıtılmaya başlandı. Kimisi sıraya girdi, kimisi öne geçmeye çalıştı. Balon dağıtımı bitince yeniden başıma üşüştüler. Çekime başladık. Etler dağıtılmaya başlanınca ne çocuk kaldı başımda ne de yetişkin. Hepsi aynı derde düşmüştü, evlerine et götürebilme... |
|
Devamını oku...
|
|
Yüzlerce kısa ve dar sokaktan oluşmuş kampa girince bizi her yerden yükselen tekbir, tehlil ve salavatlar karşıladı. Bu sesler eşliğinde camiye ulaşıp namazımızı kıldık ve camideki Filistinli kardeşlerimizle kucaklaşıp hasret giderdik. |
|
Devamını oku...
|
|
Elimde kağıt kalemle her mülteci aileye sorduğumuz gibi “Acil olarak neye ihtiyacınız var?” diye soracaktım ki, soru boğazıma düğümlendi. Hiçbir şeyleri yoktu ki… |
|
Devamını oku...
|
|
|
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 Sonraki > Son >>
|
| Sonuçlar 1 - 5 / 18 |