
Moğolistan Kurban Organizasyonu’nu yürütmek amacıyla üç kişilik bir
ekiple 26 Aralık tarihinde İstanbul’dan ayrıldık. İstanbul’da başlayan altı
saatlik yolculuğumuz sonunda Kazakistan’ın başkenti Almaatı’ya geldik. Buradan
Moğolistan’ın en batısındaki eyaleti Bayanolgey’e gitmek üzere uçağımıza
bindik. Moğolistan vizemizin olmayışı, bizlere 3,5 saatlik yolculuk boyunca
ciddi bir tedirginlik yaşattı. Bayanolgey’e ulaştığımızda hava limanında bütün
tedirginliğimiz sona ermişti. Çünkü hava limanında başta Moğolistan Din İdaresi
Başkanı Azathan Muhanoğlu, Bayanolgey Emniyet Amiri, Belediye Başkan yardımcısı
ve Valilik Müşaviri tarafından sıcak bir şekilde karşılandık. Pasaportlarımızı
vize işlemleri için hava limanına bırakıp, bizi karşılayan ekiple birlikte
konaklayacağımız yere doğru yol aldık.
Altay dağlarının eteklerinden başlayan uçsuz bucaksız bozkırlar ülkesi
Moğolistan…
Moğolistan Din İdaresi’nin tertip etmiş olduğu Kurban Bayramı kutlama
programına katıldık. Din derslerinin verildiği tek okul olan Bilge Tigin Ahlak
Okulu öğrencilerinin renk kattığı programda, Kuran’ı Kerim tilaveti, ilahiler,
halk oyunları ve şiir yarışmaları eşliğinde onurumuza verilen yemeğe iştirak
ettik.
Bayram öncesinde kurbanların kesileceği mezbahaneyi, hayvanların
barındığı yerleri ve kesime uygun olmayan hayvanların var olup olmadığını
kontrol ettik. Dağıtım yapılacak ailelerden bir kısmını ziyaret ettik. Hava
sıcaklığı -25 derece olmasına rağmen, gittiğimiz bazı evlerin sobalarının
yanmadığı gördük. Derhal arkadaşlarla birlikte kömür pazarından bir kamyon
kömür alarak, tespit ettiğimiz dokuz ailenin kışlık yakacak ihtiyacını
giderdik.
Bayanolgi’de bakıma muhtaç
çocukların kaldığı bakımhaneler olduğunu öğrendik. Bayanolgi Dördüncü Çocuk
Bakımevi’nde, bakıma muhtaç 10 çocuğun dokuz aylık bakım masraflarını
karşıladık.
31 Aralık’ta, bayram namazını
Bayanolgey Salem Mescidi’nde kıldık. Namaz sonrası camideki samimi bayramlaşma
merasimi, soğuk havanın donduran o etkisini sıcacık bir atmosfere çevirdi bir
anda…
Bu sıcak atmosferden ayrılmak zor oldu ama kurban kesimlerinin yapılması
için mezbahaneye gitmek zorundaydık. Bize emanet edilen vekaletler için, 700
adet koç kesildi. Kesim işlemi, bayramın
ikinci günü
öğle vakti
tamamlandı.
Mescidin önüne iki tane geleneksel Kazak çadırı kurulmuştu. Bayram
boyunca gelen tüm fakirlere ve misafirlere, burada, kurban eti ve çorbası ikram
edildi, zengin fakir tüm gelenlerin hayır dualarını aldık.
Bayramın ikinci günü itibariyle daha önce tespit edilen ihtiyaç sahibi
evleri kurban etleriyle birlikte ziyaret etmeye başladık. İnsanların bizi
karşılarında görünce ve Türkiye’den geldiğimizi öğrenince “Atalarımız geldi”
diyerek sevinçlerini ifade etmeleri, bize tarif edilemez bir heyecan yaşattı.
Bayramın üçüncü ve dördüncü günlerinde dağıtımlarımız devam etti. Bayanolgey’de
dokuz mahallede toplam 700 aileye kurban eti dağıtılmış oldu.
Bu güzel insanlardan ve memleketten ayrılmak zor olsa da, vazifemizi
yapmış olmanın verdiği mutlulukla dönüş yoluna koyulduk…
Moğolistan durum raporu
Moğolistan Türkiye’nin iki katı yüz ölçümüne sahip olmasına rağmen nüfusu
oldukça az. Topraklarının hemen hemen tamamı uçsuz bucaksız bozkırlarla kaplı. Karasal
iklimin hakim olduğu bu ülke, Orta Asya’nın en doğusunda bulunuyor. Kuzeyinde
Rusya, güneyinde Çin gibi iki komünizm devinin arasında sıkışan Moğolistan’da,
200 bin Müslüman yaşıyor ya da yaşamaya çalışıyor.
Moğol katliamı, Çin istilası, Rus komünizmi derken; Moğolistan,
alimlerden ve okumuşlardan mahrum hale gelmiş. Burada yaşayan Türklerin,
çocuklarına Müslüman adı koymaktan başka yaptıkları fiili bir amelleri yokmuş
yakın zamana kadar. 60 yaşın üzerinde olanlar, “Kurban” diye bir şeyin
olduğunu, fakat nasıl ifa edildiğini bilmediklerini söylüyorlar.
Sovyetler Birliği’nin dağılması, çok partili sisteme geçilmesiyle yaşanan
dışarıya açılım, bu topraklarda, din ve eğitim alanında da gelişmelere neden olmuş.
Moğolistan anayasasında Budizm ve İslam din olarak kabul ediliyor. Devlet,
dini çalışmalara müsamaha gösteriyor. Bu durumu fırsat bilen misyonerler,
sadece başkent Ulanbator’da 180 adet kilise inşa etmiş. Buna karşılık
Müslümanlar, maddi imkansızlıklar sebebiyle, apartman altı mescitler açabilmişler.
Cami sayısının yetersiz olması noktasında yaşanan sıkıntı, Müslüman nüfusun
yaşadığı tüm eyaletlerde bulunuyor.
Başkentte 3000 civarında üniversite öğrencisi bulunuyor. Bu Müslüman
öğrencilerin en büyük sıkıntısı kalacak yurtlarının olmayışı. Devlet yurtlarının
kız-erkek karışık olması, daire kiralarının yüksek oluşu bu kardeşlerimizi,
inanılmaz zor durumlarda bırakıyor. Kimi öğrenciler bütün ahlaki ve manevi
değerlerden yoksun Moğol ailelerin evlerinde, bir odayı kiralayarak, okuma
pahasına birçok zorluğa katlanıyorlar. 300 dolara kiralanan 70 m²’lik evlerde,
10-15 kişi kalıp eğitimlerini tamamlamaya çalışıyorlar. Öğrenimini Türkiye’de
tamamlamış öğrencilerin kurduğu Bilge Adım Derneği’ni ziyaret ettik. Ellerindeki
imkanlar dahilinde öğrencilere yardımcı olmaya çalışıyorlar. Bizden istekleri, acilen
başkente bir cami ve bir öğrenci yurdunun yapılması.
Moğolistan Foto Galerisi
|