Pakistan-Keşmir kurban çalışması benim için oldukça verimli ve bir o
kadar da enteresan geçti. Bu Pakistan’a ikinci yolculuğumdu ve oldukça heyecanlıydım.
Neler yaşanacaktı ve nasıl geçecekti? Bu defaki gidişimde, ilk gidişimden
hatıralarımda kalanları tazeleyecek belki de tekrar o günleri yaşayacaktım.
“Pakistan’daki yetim kardeşlerimize ve
çalışmalardaki görevli amcalara selamlarımızı ilet babacım.”
Pakistan yolculuğu, benim için, akşamdan hazırladığım çantamı kontrol
ederken ilk sürprizini yapmıştı. Ramazan’da Aşiyana Yetimhanesi için
görevlendirilerek gittiğimiz Pakistan hatıralarımı çocuklarıma anlatmış ve
onların dünyada yaşayan kardeşlerini bilmelerini ve onlar ile kendileri arasında
kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmelerini istemiştim. Allah’a (cc) hamd olsun,
bu arzum çocuklarımda karşılığını bulmuştu. Kontrol ettiğim çantamda bulduğum
not, bana bu sonsuz hazzı veren duyguyu yaşatmıştı. Okula giderken büyük kızım
Hacer Betül ve kardeşi Ayşe Sümeyye küçük bir kağıda anlamı büyük olan;
“Pakistan’daki yetim kardeşlerimize ve çalışmalardaki görevli amcalara
selamlarımızı ilet babacım.” notunu yazmışlardı. İHH, dünya Müslümanlarını
kardeş yapma arzusuna yeni halkalarını eklemiş ve bu kardeşlik bağının zincirini
iki küçük yürekle uzatmıştı.
Keşmir’de kurban çalışmasını gerçekleştirecek arkadaşlarımızla
yolculuğumuz, İstanbul’da İHH merkezinden havaalanına gidişle başlamıştı. Havaalanında
yaşanan manzara ile sevgi ve kardeşlik seferberliği anlamına gelen “Kurban
çalışması” beni gururlandırmışı. O gün hava alanında dünyanın birçok bölgesine
“Bu bayram kardeşe kurban!” sloganı ile yolculuk yapan ekipler, benimle aynı
heyecanı paylaşarak işlemlerini yaptırmaya uğraşıyorlardı.
İHH ve Hubeyb Vakfı, mahkumlar için de umut
ışığı
Yorucu bir yolculuktan sonra vardığımız İslamabat’ta bizi Nasır Bey
karşıladı. “Arzu ederseniz bir cezaevi programı var, oraya gidelim.” dedi. Biz
de kabul ettik. Nasır Bey İHH’nın Pakistan’daki çalışmalarında partner kuruluş
olarak seçtiği Hubeyb Vakfı’nın başkan yardımcısı idi. Hapishane programı oldukça
hoş ve güzel bir çalışmaydı. Pakistan yasalarına göre bazı mahkumlar, bir bedel
ödediklerinde kalan mahkumiyetleri kalkıyor ve ailelerine kavuşabiliyorlardı.
İHH, partner kuruluşu ile beraber bu çalışmayı bayram şenliğine çevirmiş ve her
bayram imkanları dahilinde mahkumların bayramlarını evlerinde geçirmelerini
sağlamak amacıyla bu bedelleri ödeyip mahkumları ve ailelerini sevindirmişti.
Aslında bu konuda bizi şaşırtan olay, bayramın ikinci günü gerçekleşti. Hubeyb
Vakfı başkanı Avukat Nedim Bey, yetkililere, bu kapsamda bırakılan bu
mahkumların dışında kişiler varsa, onlar da bu imkandan faydalansınlar, diyerek
tekrar dosyaları incelerken; beş yeni mahkuma rastlanılmıştı. Bizi şaşırtan
ise, bu beş mahkumun her biri, ortalama bir buçuk dolar yüzünden beş aydır
hapishanede mahkum olarak yatmaktaydılar. Bu bedel ödenmese, bu mahkumların ne
kadar yatacakları da belli değildi.
Haripur bölgesinde bir ilim yuvasının
temelleri atılıyor
Depremin yaşandığı zamandan beri, Pakistan’daki kardeşlerimizi yalnız
bırakmayan İHH, burada, yetimler için
yapacağı kompleks için Haripur bölgesinde bir arsa satın almıştı.
Kurbanlarımızın bir kısmını burada kestik. Kurbanları burada kesmemizden ziyade
bizi heyecanlandıran şey; bu arsa üzerinde yapılması düşünülen projeydi. Öyle
ki, 150 dönümlük, ana yola cephesi olan bu arsanın içerisinde; İslam Üniversitesi,
Teknik Üniversite, Sosyal Bilimler Üniversitesi ve fakülteleri, yetimler için
yatakhane, okul, yemekhane, vb. tesisler, hastane, konferans salonu, kriket
sahası, futbol sahası ve çocuklar için oyun sahaları vb. şeyler yer alacaktı.
Kardeşlerinden gelen selamı sıcacık
karşılayan insanlarla…
Bayramın birinci günü, kurban kesim alanında, İHH ve partner kuruluş Hubeyb’in
ilgilendiği Afgan mültecilerinin çocukları, bizi güzel bir programla karşılamışlardı.
Günün akşamında ise, Haripur bölgesindeki bir Afgan mülteci kampında, geleneksel
olarak düzenlenen, büyüklerin bir araya geldiği ve hasbihalleştiği programda,
muhtarın evinde, biz de bulunduk. Oradan ayrıldıktan sonraysa, kamptaki büyük
medresede talebelere kurban vesilesi ile hem et hem de bayram harçlığı dağıtımı
yapıldı. Gerek ziyaret ettiğimiz evlerde ve gerekse medresede kardeşlerinden
gelen selamı sıcacık karşılayan insanlarla, kardeşlerimizle oldukça mutlu olduk.
Mutlu ama bir o kadar da yorgun olarak akşam istirahata çekildik.
Tüm Müslümanların kanayan yarası; Keşmir
İkinci günü yine kurban kesimlerinin yanında, dağıtımlarımız da devam
etti. Eski Binbaşı Feyyaz Bey’in ilgilendiği ve Attarşaşa’da bulunan İHH’nın
yetimhanesi, kesim ve dağıtım yapılan yerlerden bir tanesiydi. Burada çok hoş
bir programla çocuklar bizi oldukça sevindirdiler. Akşama ise yolculuk vardı. Benim
için olduğu kadar, ekipteki tüm arkadaşlarım için de zannediyorum en çok merak
edilen yer, Keşmir’di. Depremden en çok etkilenen ve belki de çocukluk
hatıralarımda bile tazeliğini koruyarak duran, tüm Müslümanların kanayan yarası
Keşmir, akşam yolculuğunun hedefindeki beldeydi. Burayı görmek lazım,
anlatılmaz… Bütün bir dağın yarısına yakını deprem münasebetiyle kopmuş ve aşağıya
akmıştı. Daha ilginç olanı ise, dağıtım yapmak amacıyla gittiğimiz yolsuz
köylerdi. Bu köylere ulaşmak için o kadar kötü yollardan geçtik ki… Hatta
yolculuk esnasında, ekipteki bir arkadaşımızın, yaşadığı heyecanlı yolculuk
nedeniyle, sağ salim bu programı bitirmesi halinde, bir adak kurbanı keseceğini
söylemesi, tüm ekibi kahkahaya boğdu. Bu adak da İHH’nın Keşmirli kardeşlerine
bir hizmeti olarak, tarihe geçti. Keşmir dağıtım programı süresince Keşmir’in
sosyal hizmetlerden sorumlu bakanı bize eşlik etti. Gün boyunca Pakistan ve Keşmir’e
yardım elini uzatan kuruluşlarla ve eserleriyle karşılaştık. Keşmir dağıtımı
esnasında ziyaret ettiğimiz, İHH’nın yaptırmış olduğu MÜSİAD Hastanesi, bitmesine
az kalmış iki adet okul ve cami göğsümüzü kabarttı. Bunun yanı sıra, dağıtım
yaptığımız bölgenin dışında olduğu ya da zamanımız yetmediği için gidemediğimiz
İHH çalışmaları, Keşmir halkının ve yetkililerinin sevgisini kazanmış durumda.
Misyonerler deprem bölgesinde… İHH da!
Bir sonraki gün, Hubeyb Vakfı yetkililerinin bölge hakkında verdiği bilgiler,
bizi biraz mahzunlaştırdı. Bunları dinledikten sonra, İHH’nın çalışmalarının ne
kadar önemli olduğunu ve bu kardeşlik köprüsünün nelere hizmet ettiğini daha
iyi anladık. Deprem sonrası seferber olan yardım kuruluşlarının araziden
çekildiği ilk altı ayın sonunda bölgeye, adeta fırsatçı çakallar gibi misyoner
kuruluşlar, akın etmiş ve kardeşlerimizin mağduriyetlerinden istifade edip,
bölgedeki çalışmalarını yoğunlaştırmışlardı. Pakistan’daki ve Keşmir’deki
kardeşlerini unutmayan değerli kadirşinas kardeşlerimizin destekleriyle, İHH
bunun için bölgede kalıcı çalışmalar yapmalıydı ve yapmaktaydı da.
Pakistan ve Keşmir kurban çalışması tatlı, düşündürücü ve bir o kadar da
heyecan verici bir şekilde başarıyla gerçekleştirildi. Kardeşlerden tüm
kardeşlere selam ve dua ile.
Pakistan Foto Galerisi
|