Depremin yaralarının hala sarılamadığı Pakistan'da bayram PDF Yazdır E-posta
Yazar İsmail Yılmaz   
pakistan (2).jpg

Pakistan-Keşmir kurban çalışması benim için oldukça verimli ve bir o kadar da enteresan geçti. Bu Pakistan’a ikinci yolculuğumdu ve oldukça heyecanlıydım. Neler yaşanacaktı ve nasıl geçecekti? Bu defaki gidişimde, ilk gidişimden hatıralarımda kalanları tazeleyecek belki de tekrar o günleri yaşayacaktım.

“Pakistan’daki yetim kardeşlerimize ve çalışmalardaki görevli amcalara selamlarımızı ilet babacım.”

Pakistan yolculuğu, benim için, akşamdan hazırladığım çantamı kontrol ederken ilk sürprizini yapmıştı. Ramazan’da Aşiyana Yetimhanesi için görevlendirilerek gittiğimiz Pakistan hatıralarımı çocuklarıma anlatmış ve onların dünyada yaşayan kardeşlerini bilmelerini ve onlar ile kendileri arasında kardeşlik bağlarını kuvvetlendirmelerini istemiştim. Allah’a (cc) hamd olsun, bu arzum çocuklarımda karşılığını bulmuştu. Kontrol ettiğim çantamda bulduğum not, bana bu sonsuz hazzı veren duyguyu yaşatmıştı. Okula giderken büyük kızım Hacer Betül ve kardeşi Ayşe Sümeyye küçük bir kağıda anlamı büyük olan; “Pakistan’daki yetim kardeşlerimize ve çalışmalardaki görevli amcalara selamlarımızı ilet babacım.” notunu yazmışlardı. İHH, dünya Müslümanlarını kardeş yapma arzusuna yeni halkalarını eklemiş ve bu kardeşlik bağının zincirini iki küçük yürekle uzatmıştı.

Keşmir’de kurban çalışmasını gerçekleştirecek arkadaşlarımızla yolculuğumuz, İstanbul’da İHH merkezinden havaalanına gidişle başlamıştı. Havaalanında yaşanan manzara ile sevgi ve kardeşlik seferberliği anlamına gelen “Kurban çalışması” beni gururlandırmışı. O gün hava alanında dünyanın birçok bölgesine “Bu bayram kardeşe kurban!” sloganı ile yolculuk yapan ekipler, benimle aynı heyecanı paylaşarak işlemlerini yaptırmaya uğraşıyorlardı.

İHH ve Hubeyb Vakfı, mahkumlar için de umut ışığı

pakistan (1).jpg

Yorucu bir yolculuktan sonra vardığımız İslamabat’ta bizi Nasır Bey karşıladı. “Arzu ederseniz bir cezaevi programı var, oraya gidelim.” dedi. Biz de kabul ettik. Nasır Bey İHH’nın Pakistan’daki çalışmalarında partner kuruluş olarak seçtiği Hubeyb Vakfı’nın başkan yardımcısı idi. Hapishane programı oldukça hoş ve güzel bir çalışmaydı. Pakistan yasalarına göre bazı mahkumlar, bir bedel ödediklerinde kalan mahkumiyetleri kalkıyor ve ailelerine kavuşabiliyorlardı. İHH, partner kuruluşu ile beraber bu çalışmayı bayram şenliğine çevirmiş ve her bayram imkanları dahilinde mahkumların bayramlarını evlerinde geçirmelerini sağlamak amacıyla bu bedelleri ödeyip mahkumları ve ailelerini sevindirmişti. Aslında bu konuda bizi şaşırtan olay, bayramın ikinci günü gerçekleşti. Hubeyb Vakfı başkanı Avukat Nedim Bey, yetkililere, bu kapsamda bırakılan bu mahkumların dışında kişiler varsa, onlar da bu imkandan faydalansınlar, diyerek tekrar dosyaları incelerken; beş yeni mahkuma rastlanılmıştı. Bizi şaşırtan ise, bu beş mahkumun her biri, ortalama bir buçuk dolar yüzünden beş aydır hapishanede mahkum olarak yatmaktaydılar. Bu bedel ödenmese, bu mahkumların ne kadar yatacakları da belli değildi.

Haripur bölgesinde bir ilim yuvasının temelleri atılıyor

Depremin yaşandığı zamandan beri, Pakistan’daki kardeşlerimizi yalnız bırakmayan İHH, burada, yetimler için yapacağı kompleks için Haripur bölgesinde bir arsa satın almıştı. Kurbanlarımızın bir kısmını burada kestik. Kurbanları burada kesmemizden ziyade bizi heyecanlandıran şey; bu arsa üzerinde yapılması düşünülen projeydi. Öyle ki, 150 dönümlük, ana yola cephesi olan bu arsanın içerisinde; İslam Üniversitesi, Teknik Üniversite, Sosyal Bilimler Üniversitesi ve fakülteleri, yetimler için yatakhane, okul, yemekhane, vb. tesisler, hastane, konferans salonu, kriket sahası, futbol sahası ve çocuklar için oyun sahaları vb. şeyler yer alacaktı.

Kardeşlerinden gelen selamı sıcacık karşılayan insanlarla…

Bayramın birinci günü, kurban kesim alanında, İHH ve partner kuruluş Hubeyb’in ilgilendiği Afgan mültecilerinin çocukları, bizi güzel bir programla karşılamışlardı. Günün akşamında ise, Haripur bölgesindeki bir Afgan mülteci kampında, geleneksel olarak düzenlenen, büyüklerin bir araya geldiği ve hasbihalleştiği programda, muhtarın evinde, biz de bulunduk. Oradan ayrıldıktan sonraysa, kamptaki büyük medresede talebelere kurban vesilesi ile hem et hem de bayram harçlığı dağıtımı yapıldı. Gerek ziyaret ettiğimiz evlerde ve gerekse medresede kardeşlerinden gelen selamı sıcacık karşılayan insanlarla, kardeşlerimizle oldukça mutlu olduk. Mutlu ama bir o kadar da yorgun olarak akşam istirahata çekildik.

Tüm Müslümanların kanayan yarası; Keşmir

İkinci günü yine kurban kesimlerinin yanında, dağıtımlarımız da devam etti. Eski Binbaşı Feyyaz Bey’in ilgilendiği ve Attarşaşa’da bulunan İHH’nın yetimhanesi, kesim ve dağıtım yapılan yerlerden bir tanesiydi. Burada çok hoş bir programla çocuklar bizi oldukça sevindirdiler. Akşama ise yolculuk vardı. Benim için olduğu kadar, ekipteki tüm arkadaşlarım için de zannediyorum en çok merak edilen yer, Keşmir’di. Depremden en çok etkilenen ve belki de çocukluk hatıralarımda bile tazeliğini koruyarak duran, tüm Müslümanların kanayan yarası Keşmir, akşam yolculuğunun hedefindeki beldeydi. Burayı görmek lazım, anlatılmaz… Bütün bir dağın yarısına yakını deprem münasebetiyle kopmuş ve aşağıya akmıştı. Daha ilginç olanı ise, dağıtım yapmak amacıyla gittiğimiz yolsuz köylerdi. Bu köylere ulaşmak için o kadar kötü yollardan geçtik ki… Hatta yolculuk esnasında, ekipteki bir arkadaşımızın, yaşadığı heyecanlı yolculuk nedeniyle, sağ salim bu programı bitirmesi halinde, bir adak kurbanı keseceğini söylemesi, tüm ekibi kahkahaya boğdu. Bu adak da İHH’nın Keşmirli kardeşlerine bir hizmeti olarak, tarihe geçti. Keşmir dağıtım programı süresince Keşmir’in sosyal hizmetlerden sorumlu bakanı bize eşlik etti. Gün boyunca Pakistan ve Keşmir’e yardım elini uzatan kuruluşlarla ve eserleriyle karşılaştık. Keşmir dağıtımı esnasında ziyaret ettiğimiz, İHH’nın yaptırmış olduğu MÜSİAD Hastanesi, bitmesine az kalmış iki adet okul ve cami göğsümüzü kabarttı. Bunun yanı sıra, dağıtım yaptığımız bölgenin dışında olduğu ya da zamanımız yetmediği için gidemediğimiz İHH çalışmaları, Keşmir halkının ve yetkililerinin sevgisini kazanmış durumda.

pakistan.jpg

Misyonerler deprem bölgesinde… İHH da!

Bir sonraki gün, Hubeyb Vakfı yetkililerinin bölge hakkında verdiği bilgiler, bizi biraz mahzunlaştırdı. Bunları dinledikten sonra, İHH’nın çalışmalarının ne kadar önemli olduğunu ve bu kardeşlik köprüsünün nelere hizmet ettiğini daha iyi anladık. Deprem sonrası seferber olan yardım kuruluşlarının araziden çekildiği ilk altı ayın sonunda bölgeye, adeta fırsatçı çakallar gibi misyoner kuruluşlar, akın etmiş ve kardeşlerimizin mağduriyetlerinden istifade edip, bölgedeki çalışmalarını yoğunlaştırmışlardı. Pakistan’daki ve Keşmir’deki kardeşlerini unutmayan değerli kadirşinas kardeşlerimizin destekleriyle, İHH bunun için bölgede kalıcı çalışmalar yapmalıydı ve yapmaktaydı da.

Pakistan ve Keşmir kurban çalışması tatlı, düşündürücü ve bir o kadar da heyecan verici bir şekilde başarıyla gerçekleştirildi. Kardeşlerden tüm kardeşlere selam ve dua ile.

Pakistan Foto Galerisi
 
< Önceki   Sonraki >
Kurban hatıraları
Kurban kataloğu