Ata yurdunda, kardeşlerimizle... (Kazakistan) PDF Yazdır E-posta
Yazar Muhammed Fatih Boyracı   
kazakistan (1).jpg Kurban yakınlaşmaktır Rabbe, kardeşe, dosta… Kurban, zamanı ve mesafeyi yaklaştırır, görünürde uzak bile olsa. Binlerce kilometre ve saatlerce uzaklık, kısalır kardeşe varmak için. Vardığınızda hoşça ve kardeşçe karşılanırsınız; “Ata yurduna hoş geldiniz!” denilerek. Yüzlerde tebessüm vardır, kardeşi görmenin, kardeşlerle görüşmenin sevinci. Şad olursunuz. Şükredersiniz Kurban’ı veren Rabbe, teşekkür edersiniz Hz. İbrahim’e. Hayra vesile olana minnettar kalırsınız: Dünya Müslümanları ile bulaşmamıza vesile olan İHH’ya minnettarız.
Kurban Bayramı’nda “ata yurdu” Kazakistan’a gittik. Dostlarla kardeşlerle beraber olmanın sevincini yaşadık. İHH’nın 15. yılında binlerce yürekle buluşan kurbanlarımızın bir kısmı da Kazakistanlı kardeşlerimizle, Orta Asya’nın İslamlaşmasında büyük yeri olan Hoca Ahmet Yesevi’nin torunları ile buluştu.

Soğuklar, yüreklerin sıcaklığında ısındı. Gittiğimizde havalar soğuk olmasına rağmen oranın şartlarına göre havanın yine de iyi olduğunu öğrendik. Kurbanlarımız Almatı ve Çimkent olmak üzere iki farklı bölgede kesildi.

kazakistan (2).jpg

İki şehrin arası yaklaşık 700 km. ki bu mesafeyi giderken 13 saatte, gelirken yaklaşık 16 saatte aldık. İki şehirdeki kardeşlerimizle de buluştuk. Kurban dağıtımında kardeşlerimizin yüzlerinde bizden aldığı birkaç kilo etin değil ama bizimle olmanın sevincini gördük. Gittiğimiz camilerde, cemaatin büyük çoğunluğunun gençlerden oluştuğunu gördük. Hatta orada Uygur Mescidi diye küçük bir camiye gittik. İmam cemaatten gelmeyen bir kişiyi soruyordu. Sanki camide yoklama alınıyordu. Rahat ortamlarda büyüyen ülkemiz gençleri, dünyevi işlerle meşgul olup dinden uzaklaşırken; burada, uzun zaman “din afyondur” felsefesiyle dinden uzaklaştırılan gençlerin kalplerinin camilere bağlandığını gördük.

kazakistan.jpg

Özel üniversitelerde, İslami ilimler alanında eğitim alan kız öğrencilerin evlerini ziyaret ettik. Evlerindeki koltukların sadece nerdeyse yüzleri kalmıştı. Yemek olarak çoğu zaman bir bardak çay ve birkaç dilim ekmekle idare eden, zor şartlarda okuyan bu öğrenciler bizden sadece okul masrafları konusunda yardımcı olmamızı istiyordu.

Kazak kardeşlerimizin yüreklerinin bulundukları coğrafya gibi geniş olduğunu gördük. Misafirperverler… Orada, misafirin yeri sofranın başköşesi, oraya oturmak zorundasınız. Bunun gibi birçok güzel geleneklerini gördük.

Ayrıca, Kazakistan’da Sosyal Araştırmalar ve Kültürlerarası Dayanışma Derneği (SADER)’nin çalışmalarının izlerini müşahade ettik. SADER’in çalışmalarına katılan, bizi orada olduğumuz sürece yalnız bırakmayan Murat kardeşimizi ve onun abisini anmadan geçemeyeceğim. Hepsinden Allah razı olsun.

İnşallah bir sonraki kurbanda daha farklı bir İslam coğrafyasında buluşuruz.

Kazakistan Foto Galerisi
 
< Önceki   Sonraki >
Kurban hatıraları
Kurban kataloğu