 Gönülden verdiklerinizi emanet olarak aldık ve tam 111 ülke ve bölgede yüz binlerce kardeşimize ulaştırdık.
Fedakârlık ve rızanın mükâfatı kurbanlarınızla yüzlerine tebessüm kondurduğumuz yetim ve muhtaç kardeşlerimiz adına teşekkür ederiz. |
|
Kurban 2007
|
Yazar Asım Gültekin
|
Teknaf’ta insanlar bizden çok farklı bir hayatı yaşıyorlar.
Çok farklı! Bir fikir vermesi açısından
söylüyorum; Bangladeş’te insanlar çok fakir. Bangladeş’in en güneyinde bir
bataklıkta yaşayan insanlar yani Arakanlılar ise çok
daha fakir. 10 kişilik bir aile, Türkiye’de küçük bir oda ne kadar büyüklükte
ise, öyle büyüklükte bir barakayı ev olarak kullanıyorlar. Yalnız
bu barakayı sizin odanızdan ayıran en önemli fark, içinde elektriğin olmaması.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Sahabudin Ak
|
Hazreti Allah Kevser Suresi birinci ve ikinci ayetlerde şöyle buyuruyor:
“Rasulüm, biz sana Kevser’i verdik. Şimdi sen Rabbine kulluk et ve kurban kes.”
Bu sureye dayanarak, bizler, Hazret-i Allah’ın emirlerinden biri olan
kurban kesimini sürdürmeliyiz. İnsani bir kuruluş olarak The National Humanitarian Foundation (PKPU), “Kurbanlıklar takımada
boyunca dağıtılıyor” anlamına gelen “sebar qurban nesantara (sqn) 1427 h” adlı
bir program yürütüyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Taha Kılınç
|
İnfak ve kardeşlik elçileri Hani Çağrı filminin başında bir sahne vardır, hatırlar mısınız? Hz. Peygamber’in İslam’a davet mektubunu taşıyan elçiler, dörtnala çölün ortasında koşarlar, sonra bir noktada, birbirlerine selam vererek ayrılırlar. Her biri farklı bir ülkeye doğru yol almaktadır, ellerinde hidayet muştularıyla… |
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Selahaddin Özer
|
Türkiye’nin güneyinde yer alan ancak Türkiye’ye
sınırı olmayan Ürdün Haşimi Krallığı, güneyde Suudi Krallığı, doğuda Irak,
kuzeyde Suriye ve batıda Filistin ile çevrilidir. 1947 yılında bağımsızlığına
kavuşan Ürdün, Ortadoğu’nun en kutsal yeri olarak kabul edilen, Müslümanlar
için “verimli hilal” olarak adlandırılan bir üçgende yer almaktadır. Ülke, kutsal
olduğu kadar problemli de olan bölgelerin ortasında, kargaşadan uzak, bir denge
siyaseti ile yönetilmeye çalışılmaktadır. 5 milyonluk toplam nüfusunun %60’ından
fazlası Filistinli mültecilerden oluşmaktadır. Okuma yazma oranı, dünya
ortalamasının çok üzerindedir. Ürdün, kurduğu üniversiteleri ile bölgenin
gelecekteki cazibe merkezi olmaya aday bir ülkedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mehmet Özkan
|
Taşı
delen suyun çokluğu değil, damlaların sürekliliğidir.”
Ürdün, dışarıdan bakıldığında Ortadoğu’da
büyük devletlerin arasında sıkışmış, yapacakları sınırlı bir devlet görüntüsü
verse de; aslında “ara”da değil, “merkez”de bir ülke. Yaklaşık iki milyon Filistinli
mülteciye ev sahipliği yapması yetmiyormuş gibi, şimdi de yaklaşık bir milyona
yakın Iraklı, Ürdün’de yaşıyor. Ürdün Ortadoğu’da olan çatışma ve problemlerden
dolaylı olarak en çok etkilenen ülke.
Bizler için Ürdün’e gitmek, bir nevi
bu durumu yerinde gözlemlemek ve oradaki mültecilerin durumunu, sıkıntılarını
ve problemlerini yakından incelemek demekti. Elimizden gelenler, yapılması
gerekenlere göre “çok az” olmasına rağmen, “Taşı delen suyun çokluğu değil, damlaların
sürekliliğidir.” felsefesini şiar edinerek çıktık yola.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Mehmet Mustafa Oğuz
|
İHH’nın 2006-2007 yılı Kurban Organizasyonu dahilinde yurtiçinde,
Kırşehir’de toplu kesim yapılmıştır. Bayramın ikinci günü başlayan kesimlerimiz,
o gün akşam itibariyle bitmiş ve etler o gece dinlenmeye bırakılmıştır. Ertesi
gün ise etler belli kilolarda bölünerek paketlemeye başlanmıştır. Bütün gün
paketleme devam etmiş; bu işlem bitince etler araçlara yüklenmiştir. Bir araç
doğu ve güneydoğu illerine yani Adıyaman, Şanlıurfa, Mardin, Diyarbakır,
Bitlis, Bingöl, Elazığ, Van, Erzurum’a ulaşıp, oradaki görevli arkadaşlarımıza
etleri teslim etmiştir. Diğer aracımız ise Sakarya, Yalova ve İstanbul’a etleri
getirmiştir. Bu illerdeki görevli arkadaşlara vakıf merkezinden de arkadaşlar
katılmış ve dağıtımlar gerçekleştirilmiştir. Tüm illerde dağıtımlar eksiksiz ve
problemsiz olarak tamamlanmıştır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Adem Belen
|
İHH 2006-2007 kurban görevlisi olarak 29 Aralık 2006 tarihinde yola
çıktığımız Suriye’ye, indiğimizde gece saat 01:30’du. Bizi karşılamaya gelen
Hamza kardeşimizle birlikte kalacağımız eve vardığımızda ise saat 02:30 olmuştu.
Suriye, bayramı bizden bir gün erken yapıyordu ve o gece iki saatlik uyku ile
sabah erkenden kalkıp bayram namazını müteakip, işimize başlamak zorundaydık.
Sabah hava güneşliydi fakat
0°C
civarındaydı. Kesim yerimiz olan mezbahanelerde işe başladık ve ikindi ezanı
sonunda işimizi bitirdik
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Yazar Oğuzhan Olaş
|
Yıllardır İHH gönüllüsü ve görevlisi olarak birçok yurtdışı programına
iştirak etmiştim. Bu seferki diğerlerinden biraz farklı idi. 29 Aralık günü
Lübnan’a uçarken, içimde çok karmaşık duygular vardı. Lübnan, şüphesiz Ortadoğu’nun
Filistin’den sonraki en büyük kilit noktası. Bu yolculukla, Ortadoğu’daki
sorunlar yumağının merkezine ulaşma imkanı elde edecektim ve yine bu yolculukla
yıllarca dünya medyası ve Müslümanlarının gündemini meşgul eden iç savaşın
izlerini ve belki de dünyanın en acımasız iç savaşlarından birine sahne olan bu
toprakları, Batılı güçlerin ve yeni Ortadoğu’nun tiyatro sahnesini
görebilecektim.
|
|
Devamını oku...
|
|
| << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 73 - 80 Toplam: 174 |
|
|