Gönülden verdiklerinizi emanet olarak aldık ve tam 111 ülke ve bölgede yüz binlerce kardeşimize ulaştırdık.
Gönülden verdiklerinizi emanet olarak aldık ve tam 111 ülke ve bölgede yüz binlerce kardeşimize ulaştırdık.

Fedakârlık ve rızanın mükâfatı kurbanlarınızla yüzlerine tebessüm kondurduğumuz yetim ve muhtaç kardeşlerimiz adına teşekkür ederiz.

Makedonya: Üsküp gibi dostlarla Üsküp'te PDF Yazdır E-posta
Yazar Zülfü Battal Kırmızı   
Üsküp’e girdiğimizde kendimi Üsküdar’da gibi hissettim. Şehrin tam göbeğinde ve tepeliklerinde hep İslam nişanı minareler. Akşam çarşıya çıktık, yine aynı manzara. Küçük dükkanlar, taş döşemeli sokaklar, çeşmeler, eski taş köprü vs. Burası bizimdi, başkasının olamazdı. Osmanlı zaruret olarak bu topraklardan ayrılmış gibi gözükse de fiili durum böyle değildi. Üsküp’teki dostlar da tıpkı Üsküp gibiydi. Hemen alışıvermiştik onlara. Çok kısa sürede edinilmiş nice dostlar. Her biri altın değerinde arkadaşlar. Bu dostlara ulaşarak gerekli irtibatları sağlayan İHH ekibine şükranlarımı sunuyorum. Gerçekten güzel tespitlerde bulunmuşlar ve ulaşılması gereken en doğru insanları bulmuşlar.
Biz gitmeden önce kurbanla alakalı her türlü hazırlık yapılmıştı. Bize düşen sadece refakat etmek oldu. Çünkü yılların verdiği birikim ve tecrübe bir aradaydı. Her şey çok mükemmeldi. Kurbanlar alınmış, kesim yerine nakledilmiş, kesim ekibi ayarlanmış, dağıtım görevlileri belirlenmiş, dağıtılacak adresler tespit edilmiş, araçlar görevlendirilmiş. Bize sadece fotoğraf çekmek ve görüntü kaydetmek kalıyor.
Bayram sabahı namaza erken gitmemiz noktasında gerekli uyarılar yapılmıştı. Sabah saat 6.05’te camiye gitmemize rağmen yer bulmakta sıkıntı çektik. O kadar kalabalık ki, namazı omuz omuza kılıyoruz. Kurban dağıtımına şehit ailelerinden başladık. Adet üzere şehit ailelerine canlı bir kurban verdik. Diğer ihtiyaç sahiplerine de dağıtımlarımızı yaparak bayramın ilk iki günü kurbanla alakalı vazifemizi tamamladık. Üçüncü günü ise Ohri ve Manastır’daydık. Ohri’de fazla durmadık, ama Manastır’a gelince tam bir hayal kırıklığına uğradık. Çünkü ecdadın geride bıraktığı, mimarisiyle tamamen bize ait olan bu şehirde biz yoktuk. Caminin birine gittiğimizde gördüğümüz manzara bizi çok şaşırttı. Çünkü caminin son cemaat mahalli resim galerisi olarak tanzim edilmiş, caminin iç kısmı kazılmış, kilise kalıntıları aranıyordu. Bu nasıl olabilirdi? Kısa bir şehir turundan sonra oradan hemen ayrılmak istedik. Manzara bizi hayal kırıklığına uğratmıştı. Çünkü biz Üsküp’e alışmıştık. Buralar bize yabancı gelmişti.
 
< Önceki   Sonraki >
Kurban hatıraları
Kurban kataloğu