|
İHH İnsani Yardım Vakfı olarak bu sene Balkanların hemen her köşesinde kurban çalışması gerçekleştirildi. Batı Trakya ve Bulgaristan gibi sınır komşularımızdan başlayan kurban çalışmamız Makedonya, Arnavutluk, Kosova, Preşevo, Sancak, Karadağ, Sırbistan, Voyvodina, Bosna Hersek ve nihayet Romanya ile adım adım tamamlandı. Böylece Osmanlı’nın beş asırda inşa ettiği tarihi yeşil kuşağın tamamını da sayılı günlerde görme ve oradaki kardeşlerimizi ziyaret etme imkanı bulmuş olduk.
Osmanlı süreciyle büyük ölçüde İslamlaşmasını tamamlayan ve fakat 93 Harbi ardından bölgedeki İslam toplumuna yönelik gerçekleştirilen katliam ve göç süreçleriyle nüfusları iyiden iyiye azalan bir coğrafyaya yönelik kuşatıcı bir program gerekiyor. Bölge ahalisinin bu anlamda yüzleri Türkiye’ye dönüyor ve Batılı muhasarayla siyasi, askeri ve kültürel anlamda her geçen gün daha da daraltılan Müslüman ahali için bir genişlik ve ferahlık umuluyor. Bugün halihazırda tüm Balkanlarda tahmini olarak 12 milyon Müslümanın yaşadığından bahsedilirken, bu topluluğun birbirleri ve İslam dünyasıyla ilişkileri konusunda ciddi sorunlar da gözden kaçmıyor. Voyvodina’dan bahsedecek olursak; bölge Sırbistan’ın en kuzey sınırında yer almaktadır. Yüzölçümü 21.506 kilometrekaredir. Voyvodina ekonomik olarak Sırbistan’ın en gelişmiş bölgesidir. Ekonominin temel ürünlerini tarımsal ve endüstriyel faaliyetler oluşturmaktadır. Gayri safi milli hasılanın %28’ini tarım, %39’unu endüstri teşkil etmektedir. 1981’de yapılan nüfus sayımına göre %56.6’sı (1.15 milyon) Sırplar ve Karadağlılardan oluşan yaklaşık 2.000.000’luk Voyvodina nüfusunun geri kalan %43.4’lük kısmı Macarlar, Hırvatlar, Slovaklar ve Romenlerden oluşmaktadır. Sırp olmayan nüfus, özellikle 1991’den sonraki baskılar sonucunda bölgeyi terk etmek zorunda kalmıştır. 2002 verilerine göre, Voyvodina’da yaşayan Macar toplumun nüfusu 385.000’den 295.378’e düşmüştür. Bu düşüşün nedeni Miloşeviç rejiminin uyguladığı baskıcı politikalardır. Voyvodina’da yaşayan azınlıklar 1990 sonrasında çeşitli baskılarla karşı karşıya kalmışlardır. İki ay içerisinde bölgeyi terk etmeleri tehdidini içeren broşür dağıtmaları da dahil olmak üzere pek çok yöntemle Macar azınlık bölgeyi terk etmeye zorlanmıştır. Sindirme politikalarının yanı sıra Macar, Hırvat, Ruthenyalı ve diğer etnik gruplara mensup kişiler şiddete maruz kalmışlardır. Bu dönemde şiddet en yoğun olarak Doğu Voyvodina’daki köylerde yaşanmıştır. Bu dramatik düşüşü, askere alınmak istemeyen askerlik çağındaki Macar gençlerin ülkelerini terk etmesi takip etmiştir. Hırvatistan ve Bosna’daki savaş sırasında on binlerce genç taraf olmadıkları bir savaşta silah altına alınmak istenmiş, bu nedenle pek çok Macar Voyvodina’yı terk etmek zorunda kalmıştır. 1987’de Slobodan Miloşeviç’in iktidara gelmesinden önce Kosova’yla birlikte Yugoslavya içinde özerk statüye sahip olan Voyvodina’nın bu statüsü yeni Yugoslavya Anayasası ile birlikte kaldırılmıştır. Özerk statüye sahip olduğu yıllarda federal düzeyde temsil hakkı, merkez bankası, emniyet, eğitim ve adalet sistemiyle kendi parlamentosuna sahip olan Voyvodina, bu statüsünü kaybettikten sonra çok ciddi sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. Anadilde eğitim yasaklanmış, insanlar Yugoslavya’nın parçalanma süreciyle farklı alanlarda baskı sürecine girmiştir. Voyvodina da Bosna-Hersek, Kosova, Karadağ ve Sancak gibi çatışma potansiyeli taşıyan bir bölgedir. Kosova’ya yapılan NATO Harekatı’nın ardından Kosova’nın bağımsızlık yolunda ilerlemesinden cesaret alan Macar azınlık da harekete geçmiş, Batı yanlısı Macar azınlık liderleri, Kosova’dan göç eden Sırpların bu bölgeye yerleştirilmesine karşı çıkmıştır. Siyasiler “özel özerklik” adlı bir sistem talep etmişler, bu sisteme göre azınlıklar, hükümetin farklı kademelerinde oransal olarak temsil talebinde bulunmuşlardır. Voyvodina İslam nüfusu açısından zayıf bir bölgedir. Bir dönemler Müslüman nüfusun çok fazla olmasına rağmen Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyılın başından itibaren kaybettiği mevzilerle birlikte Ortodoks nefretin artması ve her savaşla birlikte meydana gelen denetimsiz ortamda Müslümanların katliamlara uğramaları buradan göçleri artırmıştır. Voyvodina’da iki milyona varan nüfus içerisinde maalesef Müslüman nüfus çok az bir yekun tutmaktadır. Müslümanlar daha çok başkent Novi Sad ve çevresinde bulunurken bölgenin çok farklı noktalarında da Müslümanlar az da olsa bulunmaktadır. İHH olarak Voyvodina’daki 21 hisselik kurbanlarımızı başta Novi Sad olmak üzere Zrenjanin, Pancevo, S. Mitravica ve Subotica’daki kardeşlerimizle birlikte kestik. Sırbistan Meşihat’ı partnerliğinde gerçekleştirmiş olduğumuz çalışma ile 200 civarındaki Müslüman aile bu programdan faydalanmış oldu. Kurban organizasyonunda gördük ki, bölge Müslümanları ilişkilerin sürekliliğini talep ediyorlar. Voyvodina Foto Galerisi |